Yaşadım diyebilmek için

Kahvem yanı başımda, fincanımda, yeni yaptım, buharı ekran ile benim aramada adeta raks ediyor. Neden böyle oldum bilemiyorum. Son dönemlerde geceleri gözüme uyku girmez oldu. Masa saatinin tik tak seslerini duymaya başladım yine, çalışma masam salonda olduğundan tik tak sesinin uyarması ile saatin 01.15 olduğunu görüyorum. Bilgisayarım açık tuşları harakete geçirdiğim andan itibaren, zamanın nasıl akıp gittiğini ve aslında birşeylerin kaçtığını, ıskaladığımızı fark etmeye başlıyorum yine, ama kaçanın ne  olduğunu sorgulamaya bulmaya koyulmuşum yine sabahın ilk saatlerinde.

Henüz yarım saat önce  çok sevdiğim Bozcaada 2013 ürünü kırmızı şarabımdan 2 kadeh yudumlamış ve yanına destek olarak kaşkaval ile lezzete moral vermiş iken hüzünlendim, yaşadım diyebilmek için ne yaptım yapıyorum, doğru yoldamıyım vicdanım ne durumda, allak bullak oldum yine. Beni derin düşüncelere alıp götüren şiir o bildiğiniz Hazım Hikmet şiiri;

Yaşadım Diyebilmek İçin

Bilir misin?

Bir gün kuş olup uçacaksın

İşte o an gelmeden ise yaşayacaksın

Yapmadığın şeyleri yapacaksın

Belki bir şarkıya aşık olacaksın

Onu durmadan dinleyip iki gün sonra unutacaksın

Belki de bu şarkıları söyleyeceksin

Her söylediğinde kalbin yeniden atacak

Kim bilir belki de bir bilim insanı olur da kendini onlara adarsın

Herkes sana karşı koyarken sen bunu para istemeksizin yaparsın

İşte bundan dolayı sen yaşayacaksın

Kimsenin yaşamadığı kadar

Atamın çocuğuyum diyerek ülken için öleceksin belki

Ama ölürken asla pişman olmayacaksın

Çünkü sen bileceksen her zaman senin kanınla onur duyacak

Bir gençlik olacak önünde

Bilmem aşık olursun belki de

İşte o zaman onun için her şeyi yapacaksın

Sadece bir gün de olsa

Onu sevdiğini hep dile getireceksin

Ya astronot olursan ne yapacaksın

Uzaya hükmedeceksin

Diğer insanlara uçtum diye hava atacaksın belki de

Ta ki uçağın çoktan icat edildiğini hatırlayana kadar

Kahraman olmaya ne dersin

Bir itfaiyeci olarak o ateşlere atlamak

Ve insanları kurtarmak

Seni hayata bağlayacaktır emin ol

Belki de 2 gün uyumadan ders çalışacaksın

Sonunda kötü not alacaksın

İnek olacaksın

Ama bil ki çocuklarına çalıştım diyebileceksin

Ah unutma ki öğretmen olmak da çok güzel bir şey

Çünkü çocuklara öğreteceksin

Bazen  sinirlensen de

Onları çok seveceksin

Bilemem hiç insan olmayı denedin mi ama

İşte denediğinde yaşamından daha da önemlisi yok, anlayacaksın

Ama bunun sadece senin hayatın olmadığını bilip

Hayvanları koruyacaksın

Belki de bir gün yeniden doğmak isteyeceksin

Ve o gün doğacaksın ve bunların hepsini yaşayacaksın

Ne için mi?

Yaşadım diyebilmek için

 

 

Dostlar, hadi şiiri biraz anlamaya çalışalım sorgulayalım. Üstat  daha ilk  dakikada  bir sıfır önde, neden soruyla başlamış ve cevabı bizden istememiş kendisi verir gibi yapmış bize tiyo vermiş.

”  Bilir misin ? Bir gün kuş olup uçacaksın” .

Bize, bu hayat kalıcı değil, insanlığa ne bıraktın neler yaptın diye soruyor. ne oluyor , neden birşeyler bırakmak zorundaymışız gibi sorgulanıyoruz. Demek ki diyorum kendi kendime görevlerimiz var, sorumluluklarımız var, önce kendimize, ailemize, çocuklarımıza  ve topluma karşı aksiyon almamız işaret ediliyor, adeta yol gösteriyor koçluk ediyor. Of kafamada deli sorular, kahve zihnimi açsın diye kupada debeleniyor, saat zamanın akıp gittiğini sürekli tik tak kafama kakıyor, dur salonda duvarda bir saat daha var, o da farklı bir nota ile ikaz etmeye devam ediyor. Sorunun cevabını ve sonuçlarını biliyorum da Fazıl Sayın yapmaya çalıştığı gibi notayı renge dönüştürerek, anlam katarak yani sihirli kelimeler ile size aktarmaya çalışıyorum. Sonunda ne olacak biliyor musunuz, ben yine pes edeceğim, ben kiim Nazım Hikmet kim, Fazıl Say kim. Darlanma bu kadar sen sen ol ve bildiğin gibi makul bir üslupla yanıtla diyor içimdeki ses. O iç sesim işini biliyor tecrübeli, kaç defa geçmiş feleğin çemberinden sayısız kere mağlup olmuş da tecrübelenmiş.

Evet dostlar ben kendim olayım. Ben hiçbir zaman bilerek ve isteyerek kimseye kötülük etmeyi düşünmedim bile. Henüz yaşlı sayılmam,  51 yaşındayım,  bu yaşıma kadar hep bende biriktirdiklerimi, var olanı insana ve insanlığa vererek mutlu olmaya çalıştım. İnsanlara hizmet etmeyi seviyorum, ancak o zaman mutlu oluyorum, rahatlıyorum. 37 yıllık iş hayatımıda sayısını bildiğim kadar insana dokundum, yol gösterdim, her zaman samimi oldum, gün geldi darlandım, gün geldim çok mutlu oldum gurur duydum ama, her zaman insanların yüzüne söyledim, ne diyeceksem gözlerinin içlerine bakarak samimiyetim ve iyi niyetimle adım attım ve sonuçlandırdım. Biliyorum düello kültürü şark toplumlarında pek kullanılmıyor ama ne yazık ki ben yüzüne söylenmesi gerekeni arkadan konuşmam, hiç aklımdan geçirmem. Çünkü bu kalleşliktir, erdemsizliktir, omurgasızlıktır, kaypaklıktır. Tavşana kaç tazıya tut demetir.Ahmaklıktır, yapmadım yapmayacağım. Bizim içinde bulunduğumuz henüz  olgunlaşmamış toplumlarda bu saydıklarım yüzünden, alay edilen, dalga geçilen, küçük görülen ve arkandan bol dedikodusu yapılan bir rolle yaşıyorsun bu doğru.Lakin bu doğru benim doğrum değil, bu üslup hiç  değil, bu yöntem bana olmaz. Bu tabiri caiz ise fırıldaklıktır, kaypaklıktır.

Dönelim şiire ben çok güzel günler yaşadım ve yaşamaya devam ediyorum, gerek özel hayatımda ve gerekse iş hayatımda hep düşündüklerimi söylemekten yana tavır takındım ve öylede yaşadım ve  davrandım. Çok ağır bedeller ödediğim dönemlerimde oldu, olmadı diyemem, ama zaman beni hep haklı çıkarttı. Bu dünyaya bırakacağımız en büyük miras dürüstlüğümüzdür, insana ve doğada  yaşayan tüm canlılara olan sevgimizdir saygımızdır.

Kahvem soğumaya ve sonlanmaya başladı, buharı yok artık, yani kısa kes diyor kibarca

Evet canlar gelelim şiirin sonunda ki soruya ve cevabına, Ben Cevat ÇIRAK olarak şiirin sonunda sorulan soruya kendime yakışan en iyi cevabı verebilmek,  çocuklarıma gurur duyacakları bir miras bırakabilmek adına hep dik durdum dik durmaya da devam edeceğim. Kaybedeceğim hiç bir şey yok maddiyattan başka, kaldı ki ben zaten hep hak ettiğimden fazlasını kazandım diyebilirim. Çünkü, yaşattım yaşayabilmek  için, vererek daha mutlu olabilmek için. Bırakmasını da bildim, hayır demesini de, gün geldi kavga etmesinide, ama hiç ezilmedim bükülmedim üç kuruş fazla kazanabilmek için.

Ne için mi?

Yaşadım diyebilmek için.

Gerçekten çok güzel, mutlu ve keyifli  yaşadım ve yaşamaya devam edeceğim. Bu son cümlenin herkese nasip olmasını diliyorum, cümleyi gururla ve onurla kurmamı sağlayan tüm dostlara ve canlara çok teşekkür eder saygılarımı sunarım.
Cevat ÇIRAK

 

Reklamlar

About Cevat Cirak

''Herkes kendi ateşinde yanar''
Bu yazı Genel, Yaşadım diyebilmek için. içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s