Nereyi düşlüyorsan, oraya aitsin

İstanbulda yaşıyoruz . İstanbul dışında yaşayanlarımız da var.

İki kıtaya yayılmış dünyanın en güzel 7 tepeli şehrinin içindeyiz.

Boğaz Manzaramız olağan üstü. Bir yanımız Karadeniz bir yanımız Marmara.

Arzu edersek Avrupada kıtasına yok sıkıldım derseniz Asya kıtasında yaşıyoruz.

Tiyatrolar, konserler, sinemalar, festivaller hepsi bir tık yanımızda, ulaşabiliyoruz

İstersek vapurda simidimizi martılarımızla paylaşabiliyoruz, boğazda geziyoruz.

Herkesin hayal ettiği şehirde evimiz evlerimiz, arabalarımız da var üstelik.

Öyle bolluk ve bereket içiresinde yaşarken bile özlüyoruz, rüyalarımız hala orda.

Köyümüzün içinden geçen suları serin beli lom deresinin melodisini özlüyoruz

Mandalarla ördeklerle o derenin su birikintilerinde yüzmeye bayılıyoruz.

Köyümüzün yüksek yerlerinden biri olan İsaArmutluklarından Fisek dağına  bakıyoruz yüzümüz tebessümle doluyor.

Eski Caminin yanındaki Bahçelik çeşmesinden su içmek istersek içiyoruz.

Yok ben bugün Koca Çeşmenin soğuk suyu ile yüzümü yıkarım derseniz hay hay

Yediler korusunda ağaçların üstüne koliba* yapalım pesmetlerimizi** orada yiyelim derseniz lafımı olur hemen yola koyuluyoruz.

Ben Duvanlar çeşmesine gideceğim köyün kenarındaki çeşmeden su içeceğim dersiniz, alırsınız yanınıza taze dalından koparılmış bir karpuz soğutur yersiniz

Bugün köyün içindeki çeşmelerden birinin suyuyla serinlemek istiyorum derseniz mesela Mollaahmetler  çeşmesi köyün içinde keyifle serinlersiniz.

İşleriniz bitti al nevaleyi in aşağıdaki yazovire*** hem balık tut hem sefa sür.

Kocaman bir köydesin doğa ile baş başa göl ve17 şırıl şırıl akan suyu olan çeşme

Hangi mahallesinde olursan ol yeşilin her tonu gözünün önünde kuş sesleri, rüya.

Ana, ilk, orta okulun hep aynı köyde, arkadaşların, dostların, anıların masal gibi.

Özlüyoruz işte, görmeden edemiyoruz, geçmişimiz orda kaldı bizde yarım kaldık

Türkiye anavatanımız, İstanbul sevdamız, mutluyuz, gururluyuz müteşekkiriz.

Lakin biliriz, ilk sevgili derin bir iz bırakır ruhumuzda,  o ilk aşk varya o başka.

Öz yurdumuz bizim unutulmazımız ilk göz ağırımız aşkımız, vazgeçilmezimiz.

Özlüyoruz arkadaş özlüyoruz hemde candan yürekten özlüyoruz bu sevda bitmez

Neden mi yazdım ben bu dizeleri, bir gün önce memlekete köyümdeydim.

Dün ise iki kıtayı birleştiren Fatih Sultan Mehmet köprüsünden geçerken arabanın camlarını açayım boğaz havası alayım derken aklıma geldi yazdım işte.

Özlüyoruz işte, bir gün geçse bile özlüyoruz, çünkü biz oraya aitiz.

Düşlerimiz hala orada başka yolu izahı yok bunun.

Ne oraya aitiz ne de buraya, çünkü biz muhaciriz.

İstanbulda Köyümüzü, Köyümüzde İstanbulu özlüyoruz.

İşin özü   “Her nereyi düşlüyorsan, oraya aitsin.”

Cevat ÇIRAK

İstanbul

08.06.2018

* Koliba,: Ağaçlardan yapılmış günlük ev.

** Pesmet :bir çeşit börek

*** Yazovir: göl

 

Reklamlar

About Cevat Cirak

''Herkes kendi ateşinde yanar''
Bu yazı Eski Cuma, Muratlar Köyü, Buynovo, Targovishte, hikaye, Bulgaristan,, Genel, muhacirlik, göçmenlik, içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s