Hakkında

” Kırıldıkça değişirsin, değiştikçe güçlenirsin. Güçlendikçe umursamazsın. Onlara teşekkür et…”

Natsume Soseki

Hakkında’ için 2 yanıt

  1. Merhaba sayın Cevat Çırak bey kardeşim, bir göçmen çocuğunun ateşten gömlek olan GÖÇ’ün çocuklarımıza yaşattığı travmaları Bakkal Hikâyenizde ele alma şeklinizi ve GÖÇ’e genel olarak,objektif bakışınız ve ustaca yansıtma şekliniz beni şahsen gururlandırmıştır.
    Bir eleştirmen olmadığımdan yazınıza düz mantıkla GÖÇ’ü iliklerine kadar yaşamış bir abiniz olarak çok beyendim.
    Ancak, bu güne kadar ben niye bu tür bir yazı yazmadım diye kendime kızdım ve “şimdi ben kendi yaşadıklarımı yazacak olsaydım bundan fazla ne yazabilirdim diye düşündüm ” ve fazlası yok gibi sanki. Çünkü, bu kardeşim kısa ve öz olarak , Atalarımızın Balkanlara geçişi, oraları 500 yıl Vatan edip, dişiyle tırnağı ile savunduğunu Plevne Destanıyla görüyoruz ama, Anadolu insanının atalarımız Evlâdı- Fatihanın Türklük uğruna oralarda neler çektiğini bir türlü anlamadığından, “93 Harbini ” İstanbulun iyi okuyamadığını biliyoruz. Plevneye yardıma giden Süleyman Paşayı geç göndermesi Şipka Muharebasi hüsrana dönüşmüştür. Düşünün bu geçit geçilebilseydi ve Plevneye de yardım zamanında ulaşsaydı Rus orduları Koca Balkandan güneye inemeyip Tunanın kuzeyine püskürtülebilirdi, dolayısıyla tarih lehimize değişirdi diye düşünüyorum.Yani Şipka bir devrin başlangıcıdır dersek Osmanlının çöküşünün hızlandığı devirdir. Benim üzüntüm Şipka Muharebesinin yapıldığı yerde bunca şehidimizin kemiklerinin sızladığını düşünüyorum. Çünkü Şipkaya gittiğimde düşmanlarımızın (Bulgar ve Rusların) heybetli Anıtları olduğu halde gözlerim atalarımızın bir Şehitliğini aramıştır. Bu güne kadar yaptırılmamış olması beni çok üzmüştür. Oradakı Müze Müdürüne bu könuyu sordum. Yani bizim Çanakkalede İngilizin, Anzakların ve Yeni Zelândalıların her birinin Anıt mezarlrının bulunduğunu söyleyince adam da bana; “burada Şipkada Türklere ait bir Anıtın olmayışı sizinkilerin ilgisizliğindendir ” deyişi, benim acımı ikiye katlamıştır.
    Neyse bu konuyu kapatalım.
    Bir Eski Cumalı olarak sizi yakından tanımak isterim.
    Ben de sizinle aynı yıl göçmeniyim. Osmanpazarına bağlı Dağköyü’nde doğmuş ve 28,08,1978 tarihinde 26 yaşında Anavatana göç etmiş biriyim.
    Bursa Uludağ Üniversitesinde 37 yıllık memuriyetim sonucu 01.12.2016 tarihinde U.Ü.Hukuk Fakültesinden emekliye ayrıldım. Halân Bursa Barosuna kayıtlı bir Avukat olarak mesleğimi icra ediyorum.
    Bursa BAL-GÖÇ ‘ün Hukuk Komisyonu Eşbaşkanıyım.
    Belki duymuşsunuzdur Bursada 2006 yılında kurulan ” Osmanpazar ve Eskicuma Balkan Göçmeleri Külltür ve Dayanışma Derneği ” nin de Kurucu Başkanıyım. Gençlerimizin Derneklere uzak duruşları sebebiyle 68 yaşında halân bu görevime devam ediyorum.
    Saygılarımla !
    Av. Ahmet CAN- ahmetcan@uludag.edu.tr

    Liked by 1 kişi

    1. Sayın Av. Ahmet Can abim,

      Yorumunuzu bir solukta okuduktan sonra çok sevindiğimi ve mutlu olduğumu bilmenizi isterim. Balkanlarda yaşayan Türklerin acılarına bir nebze tercüman olabilmek amacıyla emekli olduktan sonra belkide yetmişe yakın benzer hikayeler kaleme aldım. Halen yazacak çok anım olduğunu da bilmenizi isterim. İnşallah çok yakında öykülerimin bir kısmını bir kitapta toplamayı planlıyorum. Kısmetse bu yılın sonuna kadar uygun bir yayın evi bulur ilk kitabımı yayınlayabilirim.

      Ben Eski Cuma Muratlar köyünde mutlu çocukluğunu bırakarak 1978 yılında Anavatana göç etmiş bir muhacir çocuğuyum. Çok mutlu mesut anılar biriktirmiş olduğumu biliyordum, ve bu anılarımı hep zihnimde geliştirerek saklamayı başarabildim. Zaten hangimiz başarmadık ki!? Yaklaşık 3 yıl önce özel sektördeki ünlü bir tekstil firmasından Bölge Müdürlüğü görevimden ayrıldıktan sonra zihnimde birleştirdiklerimi yazıya dökmeye karar verdim. Yazdıklarımın büyük bir kısmını kendi bloklarımda ve köyümüzün grup sayfasında paylaştım ve paylaşmaya devam ediyorum. Kendim Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşletme bölümü mezunuyum. Emekli olduktan sonra üretmeye devam edebilmek ve gelişimimi sürdürmek adına Fotoğrafçılık ve video kameramanlığı bölümlerinden geçen sene mezun oldum. Bu yıl tekrar Sosyal Medya Yöneticiliği Ön Lisans Programına kaydımı yaptırdım, öğrenciliğim inşallah son nefesime kadar devam edecektir. Kitap kokusunu ve kitapları çok severim.
      Şıpka geçidi konusuna gelince; Elbette size aktarılan bilgilerin bir kısmı doğru olsa da eksik yansıtılmış durumda. Şıpka geçidinde şehit düşen 13.000 Türk askeri için Bulgar yetkililerden anıt yapılması hususu talep iletildi diye duymuş yada okumuştum. Bulgar hükümet yetkilileri konuya sıcak bakmalarına rağmen siyasi kaygılar nedeniyle somut adım atmaktan çekindiklerini cevaben aktarmışlardı. Dilerim en kısa zamanda T.C haklı anıt talebi projesi gerçekleşir. Ben gerçekleşeceğine inananlardanım.

      Sözlerime son vermeden önce mutlu bir köy çocuğunun diğer Deliorman eteklerinde biriktirdiği anı ve öyküleri okuma fırsatınız olur diye ümit ediyorum.

      Tekrar yazışmak ve görüşebilmek umuduyla.

      Derin Saygı ve sevgilerimi sunarım.

      Cevat Çırak
      cevatcirak@hotmail.com
      cevatcirak@gmail.com

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.