Sizin Hiç Çocukluğunuzu Elinizden Aldılar mı?

Ben çocuktum , yıllar öncesiydi ,

En mutlu olduğum yıllarımdı yani…

İçinden dere geçen bir köyde

İki yanı orman iki yanı göl olan bir cennette

Kuş sesleri içerisinde

Mutlu mesut yaşarken

Tuttular ayırdılar beni köyümden ve sevdiklerimden

Çocukluğumu aldılar elimden

Köyümüzdeki derede,

arkadaşlarımla ben

mandaların kuyruklarına tutunmuş yüzerken

Kurbağa yarışı yapar,

günümüzü gün ederken

Tuttular ayırdılar beni köyümden ve sevdiklerimden

Çocukluğumu aldılar elimden

Mektep avlusu içinde limonatasına top oynardık

kimin yendiği, kimin yenildiği belirsizdi

Maç biter hep beraber gider limonatalarımızı içerdik.

Hesabı kimin ödeyeceği önemsizdi,

Tuttular ayırdılar beni köyümden ve sevdiklerimden

Çocukluğumu aldılar elimden

Mektepte,

ana dilimizde konuşamazdık,

yasaktı

Biz yasak nedir bilir! dinlemezdik

doğuştan en iyi bildiğimiz dilimizi konuşurduk,

Ana dilimizi yani

Türkçeyi türkçe konuşurduk,

Çünkü biz Türkoğlu Türk

Evlad-ı Fatihanlardık

Tuttular ayırdılar beni köyümden ve sevdiklerimden

Çocukluğumu aldılar elimden.

Çok gördüler,

Küçük gördüler, zorladılar,

bizi anlamadılar,

tuttular cennet köyümüzden ayırdılar,

bizi ana vatana yolladılar

Tuttular ayırdılar beni köyümden ve sevdiklerimden

Çocukluğumu aldılar elimden.

Top oynardık bizim mahallenin merasında

top dereye kaçınca bizde topun peşinden

dereye dalardık.

Bir yanımızda kazlar yüzerdi

Diğer yanımızda korkudan çığlık atan ördekler

Nerde kaldı o mutlu günler,

tekrar ne zaman gelecekler?

Tuttular ayırdılar beni köyümden ve sevdiklerimden

Çocukluğumu aldılar elimden

Mahalle bokluğunda (çöplüğünde)

İki takım kurar muharebecik oynardık

Hayvanlardan arta kalan yaş mısır saplarını silah yapardık

Saatlerce savaşır bir dakikada barış ilan ederdik.

Sonra gider,

En yakınımızın evinde cicili papa ziyafeti çekerdik

Bir dilim ekmek üzerine biraz yağ, kırmızı toz biber, biraz tuz,

Şimdi sorsam cicili papa nedir desem? bilen çıkar mı?

Tuttular ayırdılar beni köyümden ve sevdiklerimden

Çocukluğumu aldılar elimden

Çelik çomak oynardık

Her yanımız çürür morarırdı ,

ama kimseden çıt çıkmazdı,

Kavga bilmezdik ,

haset barındırmazdık aramızda

Tuttular ayırdılar beni köyümden ve sevdiklerimden

Çocukluğumu aldılar elimden

Sahi sizin hiç çocukluğunuzu elinizden aldılar mı?

En mutlu yaşlarınızda içten gülücüğünüzü yarım bıraktılar mı?

Kan kardeşinizden, mahalle arkadaşlarınızdan ayırdılar mı?

Tuttular ayırdılar beni köyümden ve sevdiklerimden

Çocukluğumu aldılar elimden

Sizin hiç,

keçinizi, kuzunuzu, çok süt veren alaca ineğinizi

zorla sattırdılar mı?

En sevdiğiniz cefakar eşeğinizden,

sadık dost köpeğinizden ayırdılar mı?

Tuttular ayırdılar beni köyümden ve sevdiklerimden

Çocukluğumu aldılar elimden

Sahi,

Sizin hiç çocukluğunuzu elinizden aldılar mı?

Benim çocukluğumu aldılar,

hatta bir kısmını yarım bıraktılar

bir kısmını da çaldılar.

Tuttular ayırdılar beni köyümden ve sevdiklerimden

Çocukluğumu aldılar elimden

Yıllar geçmiş olsa da üzerinden,

sevdikleri mutlulukları elinden alınan

kalbi kırılan çocuklar

işte bu yüzden,

hiçbir zaman,

unutmaz

ve asla affetmezler.

Tuttular ayırdılar beni köyümden ve sevdiklerimden

Çocukluğumu aldılar elimden

Cevat ÇIRAK

01.05.2019

https://cirakcevat.blogspot.com.tr

https://cevatcirak.wordpress.com

View at Medium.com

Reklamlar

Kaçıp Gideceğim Buralardan

Kaçıp Gideceğim bURALARDAN

Köyümden ayrıldığım günden beri

Unutulmuş,

bir köşeye atılmış,

sıkıştırılmış gibi hissediyorum kendimi.

Üç ilçe,

dört semt değiştirdim

bazen bir çekyat köşesinde

bazen bir kanepede

hep unutulmuş buldum kendimi.

Koca İstanbul rahat ettiremiyor beni,

Hasretlik bu,

sürekli en zayıf yerimden vuruyor,

sıkıyor canımı.

Oysa bazen,

Boğaz var daha ne istiyorsun deyip

kandırmaya çalışıyorum özlem dolu kalbimi,

lakin bir türlü beceremedim,

şu lanet kandırma işini.

Rol yapamıyorum işte neysem oyum,

evet öyleyim,

fişek, deli dolu bir yürek var bende.

Köyümden ayrıldığımdan beri

Yalnızlığı seviyorum,

kimseyle paylaşmak istemiyorum

çaresizliğimi.

Şair ‘’Yalnızlık paylaşılırsa yalnızlık olmaz ‘’ demiş

Paylaşsam ne olacak ki diyorum,

ne değişecek?

Ben köy çocuğuyum arkadaş,

kırlara, meralara, ovalara,

kör olacası ormanlara kandım,

bu güzelliklere bilerek aldandım,

uzatmayalım işte ben köyüme aitim.

Bazen ne boğaz, ne martılar ve simit

zapt edemeyecek bu yorgun hasret,

özlem dolu kalbimi,

Çekip gideceğim buralardan

hiç arkama bakmadan,

nefesim bitene kadar koşarak,

çocukluğuma geri döneceğim,

ve en sevdiğim yere kavuşunca,

önce,

bir çay demleyin,

kaldığımız yerden yeniden başlıyoruz

özlediğim hayata diyeceğim.

Sonra da oturup köyümün bir ağaç gölgesine

hasret kaldığımız günlere

gülüp gülüp kendimden geçeceğim,

kaldığımız yerden,

ufuklara mutluluklara, hasretlere,

kaybolana kadar akıp gideceğim.

işte o zaman yalnızlığım seni yendim diyeceğim.

Belki o zaman,

ey yalnızlık sana elveda diyeeceğim.

Cevat ÇIRAK

23.03.2019

https://cirakcevat.blogspot.com.tr

https://cevatcirak.wordpress.com